HPG

Kurdistan Halk Savunma Güçleri

Özgürlüğün nefesini içine çekti ve bu nefesle yüzünü zorluklara döndü. Kahraman ve asi kadın Sema Cuya Çewlîk, gerçek adıyla Zîlan Azak, Bingöl’de dünyaya geldi.

Yurtsever ve APOCU kültüre bağlı bir aile içinde büyüdü. Sistem okullarında okuduğu dönemde Sema, bir Kürt olarak özgürce büyümesine izin verilmediğinin bilincine vardı; asimilasyon ve inkâr sistemiyle yüz yüze kaldı. Ailenin durumu da onun üzerinde büyük etki bıraktı ve böylece Sema’nın çelişkileri başladı.

Özellikle bir öğrenci olarak yaşamın hakikatini tanıyıp çözümlediğinde, gerçek yaşamın bu şekilde yaşanamayacağına inandı. Kürt halkı her zaman Türk devletinin saldırılarına ve ezme politikalarına maruz kalmış, bu nedenle ülkesinin özgürlüğünden ve özgür yaşamdan mahrum bırakılmıştı. DAİŞ çetelerinin Rojava Kürdistanı’na yönelik saldırıları da asil kadın Sema üzerinde büyük etki yarattı. Kobanê kenti özgürleştirildiğinde Sema, o anlarda Kürtlerin gücünü tanıdı. Bu gerçekliğe cevap olmak istediğinde ise şiddet ve sertlikle karşılaştı. Bu nedenle Sema’nın öfkesi büyüdü ve bu kez kendisi için farklı bir yol gördü.

Artık Sema özgürlük yolunu arıyordu. Bu yola ulaşmak ne kadar zor olsa da büyük bir ısrarla yüzünü özgür alanlara döndü ve 2015 yılında Bitlis’te özgürlük saflarına katıldı. Katılım kararını büyük bir bilinçle aldı; toprağına ve ülkesine duyduğu sevgi onu bu karara götürdü.

Sema katıldığında temel eğitimini Haftanîn’de aldı. Haftanîn’in güzel ve sade doğası, gerillanın cenneti olarak biliniyordu. Bu doğal güzellik gerilla Sema’yı derinden etkiledi. Bu doğayla bağ kuran bir kadın olarak bütün işlere ve çalışmalara katıldı. Artık Sema, devrimci bir kadın olarak kendisini inşa ediyor; Önder Apo’yu iyi anlamak ve bu kaynaktan faydalanmak için büyük bir çaba içinde oluyordu.

Sema, dağ yaşamını ve zorluklarını çok hızlı öğrendi. Çok kısa bir sürede örgütleme görevini omuzladı ve devrime hizmet etmek için kendisini her çalışmaya hazır hale getirdi. Sema’nın çevresinde yarattığı güven sayesinde APO arşivi çalışmasıyla görevlendirildi. Bu görevde de büyük bir güçle, yoldaşlarının yanında işin bütün inceliklerini öğrendi ve öğretti. Her yoldaşın rengini tarihsel mirasa katmak için kamera elinden düşmedi.

Bu çalışmadan deneyim kazandıktan sonra kendisini zorlu alanlara, savaş ve çatışma sahalarına önerdi. Bu temelde ve bu istekle Sema, Xakurkê alanına geçti. Alana geçtiğinde, tarihten aldığı güvene ve yoldaşlarından edindiği deneyimlere dayanarak büyük bir umutla katılımını gerçekleştirdi. Özellikle komutan Bêrîtan’ın kişiliğini kendisine esas aldı ve bu katılıma onun ruhu ve mirası doğrultusunda sahip çıkmayı temel bir ilke olarak gördü.

Xakurkê alanında Sema, özgür kadının öncülüğünü esas aldı. Yaşamın bütün zorlukları içinde Sema hep öndeydi. Her eyleme büyük bir hazırlıkla katıldı. Şehit Azad ve Asiya gibi yoldaşlarla pratik yürüttü ve büyük deneyimler kazandı. Bu temelde Sema birçok eyleme katıldı ve büyük bir coşkuyla bu pratiklerini tarihsel mirasa kattı.

Sema ilk pratiğini Xakurkê dağlarında yürüttü. Bu nedenle bu alan onun için yaşamın beşiği oldu. Orada pratik gücünü gördü ve kendisine olan güveni daha da arttı. Düşmana karşı gerçekleştirilen her çalışma Sema için yeni bir başlangıç oldu ve katılım sözünü daha da güçlendirdi. Son nefesine kadar Sema, iddiayı ve onur şehitlerine sahip çıkmayı kendisine esas aldı; böylece o da o kahramanların yolunun takipçilerinden biri oldu.

Alçak düşman her defasında Kurdistan Özgürlük Gerillalarına ahlaksız yöntemlerle saldırmaktadır. İşgalcilik, 2024 yılında Xakurkê alanında askeri bir operasyon başlattı. Alan genel olarak düzensiz ve yoğun şekilde bombalandı. Nisan 2024’te gerilla Sema, yoldaşlarıyla birlikte görevi başındayken Türk devletinin alçaklığıyla karşı karşıya kaldı ve bir hava saldırısında iki yoldaşıyla birlikte şehadete ulaştı.

Sema Cuya Çewlîk, fedakârlığı ve mütevazılığıyla örgütsel iş ve çalışmalarda büyük bir rol sahibi oldu. Kendine güvenen bir kadın olarak her pratik içinde öncülük yaptı ve ilerletti. Yaşamı büyük bir sevgiyle korudu; şehadet mertebesine ulaştığında bile özgürlüğün nefesini içinde taşıyordu. Çünkü biliyordu ki yoldaşları onun amacını hiçbir zaman yarım bırakmayacaktı. Sema’nın hayalleri ve umutları her zaman yüksekti; bundan sonra da onun mücadelesi dillerde ve hafızalarda yaşamaya devam edecektir.