Yurtsever Halkımıza ve Kamuoyuna!
Kürdün ölüm fermanını yırtan, varlık ve özgürlük savaşını başlatarak Kürt halkının dirilişini sağlayan Şanlı 15 Ağustos Atılımı’nın 42’nci yıl dönümü ve Ulusal Diriliş Bayramı başta bu tarihsel çıkışın önderi ve mimarı Rêber Apo’ya, kutsal kanlarıyla mücadelemizi bugünlere taşıyan ölümsüz şehitlerimizin değerli ailelerine, yurtsever Kürt halkımıza, dünyanın dört bir yanında mücadelemize omuz veren dostlarımıza ve her yerde fedaice mücadele eden tüm yoldaşlarımıza kutlu olsun.
Şanlı 15 Ağustos Atılımı, Kürt dilinin, kimliğinin ve varlığının inkar edildiği, tüm değerlerinin sonuna kadar sömürüye açıldığı, Kurdistan’ın bir bütünen işgal altında ve zifiri karanlığa mahkum edildiği koşullarda gerçekleşmiştir. Rêber Apo’nun tarihi çıkışı, PKK’nin kuruluşu, Amed Zindanı’nda Mazlum Doğan yoldaşın üç kibritle direniş ateşini yakması, Dörtler’in ve 14 Temmuz Direnişçileri’nin şahsında bu direnişin harlanması 15 Ağustos 1984 Atılımı’nın temelini oluşturmuştur. Kürt halkının üzerindeki katmerli sömürgeciliği parçalamak için Mahsum Korkmaz yoldaş öncülüğünde 15 Ağustos’ta atılan "İlk Kurşun" ile varlık ve özgürlük savaşımız başlamış, Kürt ve Kurdistan için bir milat olmuştur. İşgalciliğe, sömürgeciliğe ve 12 Eylül faşist cuntasına bir mermi sıkmayı tahayyül bile edemeyenlerin olduğu dönemde, böylesine bir kahramanlık eylemini ve gerilla mücadelesini başlatmak, Kürt halkında her anlamda bir dirilişe ve ayağa kalkışa yol açmıştır. Apocu iradeyle kendisini küllerinden yeniden yaratan halkımız haklı ve meşru mücadelesiyle kölelik zincirlerini kırmış, geriliklerini aşmış ve kesintisiz süren bir kahramanlık yürüyüşünün sahibi olmuştur. Bu anlamda 15 Ağustos Atılımı’nın öncü komutanı ve sembolü olan Fermandar Egîd şahsında tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, şehitlerimizin hayallerini gerçekleştirerek zafere ulaşma sözümüzü yineliyoruz.
15 Ağustos Atılımı yalnızca bir askeri eylem ya da dönemsel bir savunma hamlesi değildir. 15 Ağustos Hamlesi, yok olmanın eşiğine gelmiş olan bir halkın baş aşağı gidişine yapılmış tarihi bir müdahaledir. Ulusal, ideolojik, siyasi, toplumsal ve kültürel yanları da en az askeri yanı kadar ağır basan bu hamle, her şeyden önce Kürdün zihnindeki kölelik zincirlerine ve teslimiyete karşı bir çıkıştır. Sömürgeciliğin Kürt insanının kafasında kurduğu karakolları yerle bir etmiş, Kürt ve Kurdistan’ın inkar edilemez birer hakikat olduğunu ortaya koymuştur. Diriliş Devrimi, Kürtler’in olduğu her yerde düşünsel, sosyal ve demokratik açıdan devrimsel bir süreci geliştirmiştir. Öyle ki, Diriliş Devrimi ile ayağa kalkan özgür Kürt kadını bugün tüm dünya kadınlarının ilham aldığı, özendiği ve merakla takip ettiği özgür yaşam öncüsü haline gelmiştir. Rêber Apo’nun "devrim içinde devrim" olarak tanımladığı bu gelişmeler beraberinde herkesin artık gururla sahip çıktığı yepyeni bir Kürtlüğü, özgür Kürt insanını, zapt edilemez Apocu ruhu, Apocu bilinci ve yüce değerlerini yaratmıştır. Bugün Kürt, Kürtlük, Kurdistan ve Kurdistanî değerlerden, bu değerlerin yüceliğinden söz edilebiliyorsa kuşkusuz bunda 15 Ağustos Atılımı’nın ve peşi sıra gerillanın binlerce şehit vererek geliştirdiği mücadelesinin rolü tayin edicidir.
Gerilla, hiçbir zaman sadece sıradan bir savaşçı ve savunma ordusu olmamış, Kürt halkı ve Kurdistan için özgür ve yeni Kürt insanın ifadesi haline gelmiştir. Gerilla, kendinde yarattığı yüksek insani meziyetler, büyük feragat duygusu, ülke ve halk bağlılığı, kahramanlık düzeyindeki mücadelesi, yenilmez iradesi, emsalsiz azim ve çabası, bireycilikten arınan dervişane yaşam ölçüleri, dürüstlüğü ve koşulsuz adanmışlığıyla halkımızın gönlüne taht kurmuştur. 15 Ağustos Atılımı’yla yakılan bu meşale, manevi ve ideolojik boyutuyla toplumu bireycilikten, çaresizlikten ve edilgenlikten kurtarmış; adanmışlık, yoldaşlık ve komünal yaşam ilkeleri üzerine kurulu fedaice bir toplumsal ahlak inşa etmiştir. Bu yüksek maneviyat ve ideolojik duruş, halkımızın en zorlu koşullarda bile direncini korumasını ve saldırılar karşısında geri adım atmamasını sağlayan temel güç kaynağı olmuştur.
Tüm bu tarihsel gelişmelerin, yaratılan yüce değerlerin ve sürdürülen amansız mücadelenin merkezinde hiç şüphesiz Rêber Apo yer almaktadır. Mücadelemizin tüm insani, ideolojik ve toplumsal değerlerinin yaratıcısı ve önderi olan Rêber Apo’nun özgürlüğünün halkımız ve Hareketimiz için vazgeçilmez önemde olduğu, bugün tüm dünya tarafından bilinen bir gerçektir. Bugün Kurdistan Özgürlük Gerillası ve yurtsever halkımız başta olmak üzere Kurdistan Özgürlük Mücadelesi’nin tüm dinamikleri, Rêber Apo’nun fiziki özgürlüğüne kilitlenmiş durumdadır. Rêber Apo’nun duruşunu ve mutlak özgürlüğünü esas almayan, bu hakikati görmezden gelen tüm arayış ve yaklaşımlar gerilla nazarında yok hükmündedir. İmralı işkence sistemine ve Uluslararası Komploya karşı mücadelede 27 yıl boyunca verdiğimiz binlerce şehidin bizlere emri ve vasiyeti hep bu temelde olmuş, her bir şehidimiz ‘’Bijî Serok Apo’’ diyerek son nefesini vermiştir. Şehitlerin takipçisi olan özgürlük gerillaları olarak; Rêber Apo fiziki özgürlüğüne kavuşuncaya kadar gerilla direnişimizin ve halkımızın mücadelesinin her türlü yol ve yöntemle kesintisiz ve kararlı bir biçimde süreceğini vurguluyoruz.
Bu umut, inanç ve zafer kararlılığıyla 15 Ağustos Diriliş Bayramı’nı bir kez daha kutluyor, "Özgür Önderlik, Özgür Kurdistan" yürüyüşümüzü mutlaka zafere taşıyacağımızın sözünü bu vesileyle bir kez daha yineliyoruz. 43’üncü mücadele yılına girerken yüreği Rêber Apo ile atan tüm yoldaşlarımıza, yurtsever halkımıza ve halkımızın dostlarına yürüttükleri mücadelede üstün başarılar diliyoruz.
Bijî Rihê 15’ê Tebaxê!
Bijî Sekna Egîdên Fedaî!
Bijî Serok Apo!
14 Ağustos 2026
HPG Basın İrtibat Merkezi

